teferruat

  • 17.08.2010
  • 03:51 PM
  • Wrzl

Aile olmak nokta com – I: The Beginning 13

İnsanın 1 senedir kişisel bloguna yazı yazmamasının tek bir açıklaması olabilir: Tembellik. Hele ki hayatındaki en önemli olay gerçekleşmişse… Neyse, hemen “yıllık” yazıma geçeyim. Uzun hikaye olduğu için trilogy haline getirdim.

Geçen sene itibariyle hanımla hayat deneyimi konusunda bir üst level’a geçelim ve çocuk yapalım dedik. Neden olmasındı, 10 senelik aşkın 10+1. senesinde ikimize bir +1 çok anlamlı olurdu. Böyle saçma bir amacımız yoktu tabii. Aşkımız ete kemiğe bürünsün istiyorduk, kucaklayalım, sevelim, canlı canlı büyütelim aşkımızı istiyorduk. İsmi bile 5 sene öncesinden, kız da olsa erkek de olsa belliydi. Bu aşamadan sonra yavrumuza belli bir yaşa gelinceye kadar kekleyeceğimiz leylek kargo servisi ile macera başladı. Gelişmeleri anlatırken, bu işi gelecekte düşünen çiftler için naçizane tavsiyelerde bulunmak istiyorum. Tartışmaya açık konular elbette ama bizim tecrübe ettiğimiz şekli ile yaşayanlar olacaktır.

Her şeyden önce çocuk sahibi olma fikrinin artık klişe olmuş bir çok kaçış fikri var: “Henüz erken“, “Ona iyi bir yaşam standartı sağlamayı beklemek gerek“, “Bu kirlenmiş dünyaya bir çocuk… bıdı bıdı” vs. vs. Genelde biz “okumuş” gençlik böyle fikirlere tutunuyoruz. Elbette haklı sebepler. Ama sorun şu ki artık bu “kirlenmiş” dünyamızda insanoğlu ha deyince çocuk yapamıyor malesef. O mükemmel hayat şartlarını ve zamanlamayı beklerken bunu mutlaka dikkate alın. Biz çift olarak şanslıydık ama evet artık şans faktörü epey etkili.
Neyse öğüt kısmını geçelim, her şeyden önce o 2 çizgiyi gördüğümüz an ile başlamalıyım. İnanamadık, 3 kere test ettikten sonra mutluluktan ağladık tabii. Eşim tam o günden itibaren bir deftere tüm hamileliği boyunca sürecek bu macerayı yazmaya başladı. Ben de arada sırada bir şeyler karaladım. Bu günlük boyunca anne adayı, bir tanecik sevgilimin ne kadar heyecanla içinde büyüyen varlığın en ufak hareketleri, kendi çapında maceraları ve gelişimini yazması hem çocuğumuza ileride güzel bir hediye hem de bize bir deneyim hatıratı oldu. Bu yazılanları gelecekte okuyacak olan varlık varoluşuna tanık olacak.

Peki bu arada baba ne yapıyor? Annelik, hamilelik boyunca tam olarak bir duygu ve hatta hormon bazında bir madde. Annenin tüm dünyası içinde yeşeren varlık. Babalıkta bu çok farklı. Annenin hissettiklerini babaya anlatması ve son aylarda da karın kısmındaki bebek hareketlerini hissetmekten ibaret. Babalar geri kalan tüm hissiyatı konu üzerine düşünerek elde ediyor. Başta “baba” kelimesini idrak etmesi gerekiyor. Hamileliğin başından itibaren karıma daha fazla özen göstermeye çalıştım. Babalık görevi, ilk 9 ayda anne adayının rahat, sağlıklı ve mutlu hissetmesi ile başlıyor. Hormonları ile uğraşan, tamamıyla yepyeni duygular ile yaşayan anne adayı bu zaman içinde eskisine nazaran daha evhamlı ve çabuk sinirlenebilen biri olabiliyor. Haksız değil. Hatta bir erkek o konumda olsa çok daha fazla sorun yaşar. Babalık mevzusunun yine bu aylarda en belirgin özelliği dünyaya gelecek olan varlığın getireceği sorumluluğu düşünmek ve hazırlanmak. O bir tanecik bebeğimizin hayatının tüm sorumluluğu, gereklilikleri, yaşam standartı 0 yaştan itibaren annesi ve babasının elinde. Selda doğum zamanına 2 hafta kalıncaya kadar çalışmaya devam etti. Bunu yapmış olmasındaki amaç  bir şeylerle meşgul olmak. Hamilelik kadında çok içe dönük yaşanan bir olay elbette. 9 ay eve kapanmak bu işi zorlaştıracaktı. Ama çok dikkat ederek işini yaptı. Ben ‘penguenin yumurta taşıması’na benzettim :-)

Baba tarafı olarak benim yaptığım da biraz da panik bir şekilde tonlarca işin peşinden koşmak. Şimdi neler yaptığımı yazsam burdan köye yol olur. Ama tüm bu hummalı çalışmaların, koşuşturmanın nedeni, tek odak noktası bu minik varlığımız. Bu kadar dağılınca ilk babalık görevi olan anneyi mutlu ve huzurlu etme kısmı sekteye uğrayabiliyor. Yine ikimizin de odak noktamıza dönüyoruz ve birbirimiz için varolduğumuzu anlayıp yolumuza devam ediyoruz. Annelik bu hamilelik zamanlarında hissetmek ve yaşamak, babalık da düşünmek ve hazırlamak. Birlikte hissettiğimiz şey her ultrasonda kalp atışıyla heyecanlanmak, yüzü, karakteri nasıl olacak diye düşünmek, ama sonuçta ona sağlıklı olarak kavuşmayı dilemek. Duyguları etiketlemek gerekirse; mutluluk, heyecan, endişe, panik, mutluluk, heyecan, sabır, sevgi. Tatlı oğlumuzu, Rüzgar‘ımızı kucağımıza alacağımız anı 9 ay boyunca büyük bir heyecanla bekledik.

To be continued…  (Aile olmak nokta com – II: Doğum)

2 Comments 2 Tweets

RSS'le yorumlara abone olun

13 fevkalade yorum yapılmış.

  1. İnsanın 1 senedir kişisel bloguna yazı yazmamasının tek bir açıklaması olabilir: Tembellik. Hele ki hayatındaki en önemli olay gerçekleşmişse… Neyse, hemen “yıllık” yazıma geçeyim. Uzun hikaye olduğu için trilogy haline getirdim.

    This comment was originally posted on FriendFeed

  2. caglar says:

    bir “çocuk” olarak çok keyifle okudum anne karnındaki çocuğun babadaki yansımasını.. hatta kendi babamın aklındakileri anlamaya çalışarak okudum ki ekstra bir keyifli oldu. ellere sağlık. :)

  3. Wrzl says:

    Yaklaşık olarak tüm babaların bu tür şeyler düşündüğünü tahmin ediyorum.
    Ama doğum ve sonrası ile beraber “babalık” duygusu bambaşka bir şekil alıyor. Sonraki iki yazıda yazarım bunları da. Teşekkürler yorum için :)

  4. Oğuz Serdar says:

    bak merak ettim simdi :)

    This comment was originally posted on FriendFeed

  5. Dünyada 20 gündür var olan kızımın başlangıç serüvenini bir de sizin anlatımınızla okudum, yaşadıklarımız o kadar paralel ki, demek ki “baba olmak” tam da anladığımız gibi bir şey. Tüm güzel duygu ve istekler Rüzgar bebeğin olsun.

  6. Ozgur says:

    Ben bu yazıyı burdan çalarım, çırparım, babaolmak.com ‘a koyarım… Aile olmak’mış, baba olmak diyorum ben buna…

  7. Wrzl says:

    Özgür, trilogy bitsin de külliyat olarak oraya koyalım.

  8. Ozgur says:

    Ne yani üç yıl bekleyecek miyiz?

  9. Wrzl says:

    ahaha, yok hırs yapıp bir kaç haftada bitiririm. (Star Wars sanki anasını satiyim)

  10. Ceren says:

    “yok hırs yapıp bir kaç haftada bitiririm” demenden bu yana 5 ay geçmiş :)

  11. Wrzl says:

    Ceren yazacam valla.

Buyrun, klavyenizden bal damlasın

Klavyeden bal damlatma ünitesi:

* konmuşsa onsuz olmaz

Additional comments powered by BackType

Neticat; WordPress ve FREEmium teması.
Geliştirenler: Dariusz Siedlecki ve FreebiesDock.com