Uzun zamandır şöyle bir alışkanlık edindim. Limkçilerden olsun, Twitter veya Friendfeed‘de gördüğüm mesajlarda olsun, hosting konusunda sıkıntı çeken site/blog sahiplerine sitelerini bizim serverda yayınlayabileceğimi teklif ediyorum. Saman altından su yürütüyor gibi görünmemek için neden bunu yapıyorum 70 milyona açıklamak istedim. Yıllar önce bu web işlerine girdiğimde blogger ve benzeri bedava hosting servisleriyle başladım. Sonrasında domain almak gerekti, ardından hosting almak zorunlu oldu. Her bu işi zevk için yapan insan gibi ben de bu hobiyi ekonomimi sarsmayacak bir şekilde yürütmeye çalıştım. İşte o zamanlar bana “Gel senin siteni bizim sunucuya alalım.” diyen insanlar bu hobime devam etmemi sağlamıştır. E tabii bu bende yer etmiş ki şimdi bu durumda kimi görsem elimden geldiğince yer sağlıyorum. Ve hep de belirtiyorum “Hiç bir karşılık beklemiyorum” diye. Ama sonuçta insanların bu konuda güvenini de sağlamak gerek. Sitesini çalmayacağıma, link veya reklam yerleştirmeyeceğime ve yahut gazozuna ilaç katıp başka kötü emellerime alet etmeyeceğime güvenmesi gerekiyor. Bu konuda tek verebileceğim referans ürettiklerim ve beni tanıyanlardır elbette.
okumaya devam »
28 Şubat 2008′de üye olmuşum FriendFeed‘e. Yaklaşık bir yıl olmuş. Yani 13 senelik internet geçmişimde kendi sitelerim dışında en fazla ilgilendiğim, takibettiğim ortam olmuş. Nedir beni ve bir çok FriendFeed (FF) severi oraya bağlayan? Bu hız çağında hepimizin derdi olan nedenler aslında: “Her olup bitenden, en hızlı şekilde haberdar olma”, “Arkadaşlarının bahsettiği bir olayı kaçırmış olma hissini istememe”, “Sevdiği insanların neler yaptığını, ürettiği şeyleri yakalama”. Takip etme nedenleri bunlar. Ama takip edilen için ayrı durumlar söz konusu. Birincisi herkes takip edilmek istemez, ne yaptığı bilinsin istemez. Çoğu amatör net kullanıcısının yaptığı her şeyin izlendiğinden haberi bile yoktur ama o gizli nicklerin altında çok özgür ve anonim hisseder. Bu ayrı konu
. Yine kendime göre cevaplamak gerekirse, benim için net üzerinde takip edilmek zevkli ve hatta gurur verici. Şu hikayede de anlattığım üzere gördüğü şeyleri paylaşmaktan zevk alan birisiyim. FF’den ben neler kazanıyorum, neden bu biteviye takip derdi? okumaya devam »
Hikâyemiz aslında 90′ların ortalarında başlıyor. Tam Türk medyasının saçmalamaya başladığı dönemde interneti keşfedip, gördüğüm şeyler karşısında “Vay anasını!” demekten yorulduğum zamanlarda. O zamanlarda gördüklerimiz karşısında şaşırma, heyecanlanma, “Bunu bir yere kaydetmeliyim!” deme lüksümüz vardı. Artık o hislerimizi aldırdık gibi. Neyse, konumuza dönelim. Uzun zaman boyunca net üzerinde okuduğum ilginç yazıları ve resimleri bilgisayarıma kaydettim. Ki çevremdeki (reel) insanlara gösteriyim, onlar da nasiplensin diye. O zamanlar internet tek kanaldı, read-only idi, üzerine bir şey kaydedemiyorduk. okumaya devam »