iCategori internet

Wrzl = William Rozmeri Ziya Lambri 28

Eskiden beri sorulur “Wrzl ne demek?” diye. Bir anlamı yok elbette, zamanında “unique” olsun derdiyle klavyeye rastgele yazılarak elde edilmiş düdük bir nick. Nerden bilebilirdim ki üzerime yapışacağını? Zaman içinde çok sorulunca 4 sene önce çeşitli bloglarda deklare ettiğim iteleme anlam yükleme yazısı alttadır. Şair bu yazısında içindeki değişik karaktere isimler verdiğinden bahsediyor ve olaylar gelişiyor. Parantez içleri, şairin içleri. Biricik dinemiz‘imin çektiği fotoğraf da iç-insancıklarıma görsel bir anlam yüklüyor. okumaya devam »

FriendFeed Karakter Çözümlemesi 32

Çok fazla bahsediyorum FriendFeed‘den bu blogda.  Nedeni; kendi sitelerim dışında bir buçuk yıl gibi uzun bir süredir takıldığım ortam olmasıdır. Tabii bu kadar uzun süre takılınca ortamı değerlendirmek, tahlil etmek, karakter çözümlemeleri yapmak da kaçınılmaz oluyor. Bir süre önce M.Serdar Kuzuloğlu‘na söz verdiğim bu ortam tipleri irdelemesini FF’ten de yardım alarak yaptım. Tabii ki amaç birilerine laf geçirmekten çok özeleştirisel bir yaklaşımdır. Aşağıdaki sıralanan karakter özelliklerinin çoğunu kendime yaftalayabilirim. Eminim siz de gizli ve ya açık olarak bu şekilde tavırlar koyuyorsunuzdur. Kesinlikle burada benim tipim yok diyorsanız yorumlara sizi de bekliyoruz. okumaya devam »

Sosyal takip deliliği 48

Daha 2 sene bile olmadı. Önce Twitter sonra Friendfeed siteleri çıktı. Artık insan ırkının (bir süre için) yeni ilüzyon ortamları bunlar olacaktı. Bir öncesinde Facebook‘ta ilkokul arkadaşımızın peşindeydik. Şimdi “sosyal medya” adı altında öncelikle başkalarının hayatını dikizliyor sonra da gaza gelip kendimizinkinden bir dilim sunuyoruz. Bir de beğenilirse artık delirip dilim değil pastayı sunuyoruz.  (Ulen) 3 vakit önce gizlilik, mahremiyet, özel hayata saygı nutukları çeker ve dinler, anonim gezinme programları kurar, “kuki”leri temizlemeden evden çıkmazdık! Sonra baktık terörist veya karanlık işler çeviren adamlar değiliz, illegalliğimiz üç beş mp3 ve film indirmekten ibaret ne gizlisi saklısı, koyver gitsin!

Şu durumda net kullanıcısı ikiye ayrılmakta. Ya içindesin sosyal çemberin ya da dışında yeralacaksın. Kendin içindeyken kafan dışındaysa ne âlâ! Yani ya Twitter ve Friendfeed hesabınız var ve uzun zamandır takiptesiniz. Ya da orada burada duydunuz, az-çok merak ediyosunuz. Peki ne istiyor(sun) uz? okumaya devam »

İstanbul macerası 18

Her şey Murat Kahraman‘ın şurda yer alan “Miss Turkey 2009 için blog yazacak kişiler aranıyor” duyurusu ile başladı. Hanımla konuşup şansımızı deneyelim dedik ve bir kaç gün sonra bize ulaşıp davet ettiler. Daha sonradan öğrendik ki hem blogdan hem de fotoğraftan anlayan evli çift olmamız nedeniyle seçilmişiz.

13 Nisan P.tesi gününden başlayarak, İstanbul’da NTV için Miss Turkey güzellerini fotoğrafladık ve blogladık. İşte bu İstanbul macerası sırasında yaşadıklarımız ve öğrendiklerimiz:

okumaya devam »

Directeur Türkçe öğreniyor 26

FriendFeed‘de bir kaç ay önce Türkçe öğrenmeye çalışan Directeur lâkaplı bir arkadaşla karşılaşmıştım. Zaman içinde FriendFeed tayfasının yardımıyla epey ilerletti Türkçe’yi. Ben de kimdir, nedir, nereden geliyor bu heves diye merak edip kendisine sormaya karar verdim. Sağolsun sorularımı cevapladı. Altta hem Türkçe hem İngilizce bu röportajı okuyabilirsiniz. Bu arada kendisi utangaç adam, fotoğrafı yerine en sevdiği jazz müzisyeni John Coltrane’i koymamı istedi.

Directeur, bize kendini özet olarak tanıtır mısın? Kimdir, ne yapar?

Daha önce kendim hakkında konuşmam istenmemişti, bu yüzden ne diyeceğimi merak ediyorum aslında :) 32 yaşında bilgisayar uzmanı, sıradan bir insanım. Yaşamak için web ve bilgisayar uygulamaları geliştiririm. İşimi gerçekten seviyorum. İnsanlar NoiseRiver, Feedego, SocialWhois gibi işlerim sayesinde beni tanırlar. Ayrıca sosyal medyadaki fikirlerim, APML konusundaki çalışmalarımla. Teknoloji dışında da fanatik bir Jazz müziği aşığıyımdır. okumaya devam »

Şu elimde gördüğünüz host! 6

Uzun zamandır şöyle bir alışkanlık edindim. Limkçilerden olsun, Twitter veya Friendfeed‘de gördüğüm mesajlarda olsun, hosting konusunda sıkıntı çeken site/blog sahiplerine sitelerini bizim serverda yayınlayabileceğimi teklif ediyorum. Saman altından su yürütüyor gibi görünmemek için neden bunu yapıyorum 70 milyona açıklamak istedim. Yıllar önce bu web işlerine girdiğimde blogger ve benzeri bedava hosting servisleriyle başladım. Sonrasında domain almak gerekti, ardından hosting almak zorunlu oldu. Her bu işi zevk için yapan insan gibi ben de bu hobiyi ekonomimi sarsmayacak bir şekilde yürütmeye çalıştım. İşte o zamanlar bana “Gel senin siteni bizim sunucuya alalım.” diyen insanlar bu hobime devam etmemi sağlamıştır. E tabii bu bende yer etmiş ki şimdi bu durumda kimi görsem elimden geldiğince yer sağlıyorum. Ve hep de belirtiyorum “Hiç bir karşılık beklemiyorum” diye. Ama sonuçta insanların bu konuda güvenini de sağlamak gerek. Sitesini çalmayacağıma, link veya reklam yerleştirmeyeceğime ve yahut gazozuna ilaç katıp başka kötü emellerime alet etmeyeceğime güvenmesi gerekiyor. Bu konuda tek verebileceğim referans ürettiklerim ve beni tanıyanlardır elbette.
okumaya devam »

FriendFeed: Türk internetini takip ve ben 2

28 Şubat 2008′de üye olmuşum FriendFeed‘e. Yaklaşık bir yıl olmuş. Yani 13 senelik internet geçmişimde kendi sitelerim dışında en fazla ilgilendiğim, takibettiğim ortam olmuş. Nedir beni ve bir çok FriendFeed (FF) severi oraya bağlayan? Bu hız çağında hepimizin derdi olan nedenler aslında:  “Her olup bitenden, en hızlı şekilde haberdar olma”, “Arkadaşlarının bahsettiği bir olayı kaçırmış olma hissini istememe”, “Sevdiği insanların neler yaptığını, ürettiği şeyleri yakalama”. Takip etme nedenleri bunlar. Ama takip edilen için ayrı durumlar söz konusu. Birincisi herkes takip edilmek istemez, ne yaptığı bilinsin istemez. Çoğu amatör net kullanıcısının yaptığı her şeyin izlendiğinden haberi bile yoktur  ama o gizli nicklerin altında çok özgür ve anonim hisseder. Bu ayrı konu :) .  Yine kendime göre cevaplamak gerekirse, benim için net üzerinde takip edilmek zevkli ve hatta gurur verici. Şu hikayede de anlattığım üzere gördüğü şeyleri paylaşmaktan zevk alan birisiyim. FF’den ben neler kazanıyorum, neden bu biteviye takip derdi? okumaya devam »

İletişim kurmak sanattır ve oscar goes to… 11

Her gün mutlaka limk sitelerinin iletişim formlarından garip mesajlar alıyorum. Yıllardır hem de! İlk başta anlam veremiyordum, spam sanıyordum. Sonraları farkettim ki tıfıl net kullanıcıları Google’da arama yapıp düştükleri sayfayı aradıkları konunun pîri sanıyorlar. Ya da Google’a sordukları soruda çıkan sayfanın/sitenin ne olduğunu umursamadan direk iletişim formuna tıklayıp sorumlu müdürü arıyorlar. Algida sapı ellerinde kalanların  “Algida seçicilik” yazısında derman aramaları buna en iyi örnektir. Derebeylimk grubunda arada bir paylaştığım bu mesajlardan bir “best of” yapıp sizlere sunmak istiyorum. Kesinlikle hayal ürünü değildir, saf (süzme?) gerçek mesajlardır, isim, adres ve telefonlar silinmiştir. İki nokta üstüsteden öncekiler benim yorumlarım sonrakiler de gelen mesaj. Yazım hataları yazanlara aittir.
okumaya devam »

Yaş 35, yolun başı 3

Benim hiç kişisel blogum olmamıştı amca. Hiç eksikliğini de hissetmemiştim. Kişisel blog kişinin kendini ifade etme ortamıdır ya bende öyle bir boşluk olmamış demek ki. Yıllardır, her gün, kendimden bu 0-1′lere o kadar şey ekliyorum ki benliğimi dijitalize etmenin kamasutrası gibi oluyor. Bir kaç gün önce FriendFeed’de Çağatay‘ın şu girdisini görünce de biraz kıvrandım. Çünkü bünyem tekrar sevmemekte. İlla yeni bir şey olsun içinde, kuru kuru “Bugün sütlaç yedim, My Name Is Earl izledim, Cilvenaz’a hâlâ kızgınım” blogu olmasın diye kıvranmam gerek. Sözün özü çığır açmak da zor iş, açtığın çığırın altında kalmak var.

okumaya devam »

Neticat; WordPress ve FREEmium teması.
Geliştirenler: Dariusz Siedlecki ve FreebiesDock.com